Bayram sabahları, takvimdeki sıradan bir günün çok ötesindedir. O sabahın havasında, demlenen çayın kokusuna karışan bambaşka bir heyecan vardır. Ama kabul edelim; biz yetişkinler için bayram biraz "huzur", biraz "mola" ve bolca "eski özlemi" demekken, bayramın asıl ruhu o sabah yataktan fırlayarak kalkan küçük ayaklarda gizlidir.
Yeni Pabuçların Sessiz Gururu
Çocuk için bayram, aylar öncesinden hayali kurulan o yeni ayakkabılardır. Yatağın başucuna konulan, gece boyu uykunun arasında gidip gelip kontrol edilen o rugan pabuçlar ya da ışıklı spor ayakkabılar... Bir çocuğun o ayakkabıları giyip sokağa çıktığı andaki özgüveni, dünyanın en pahalı kıyafetleriyle yarışır. Çünkü o pabuçlar sadece bir eşya değil, bayramın somutlaşmış halidir.
Kapı Zillerindeki Melodi
Eskiler "nerede o eski bayramlar" diyedursun, bir çocuğun elinde poşetiyle kapı kapı gezmesindeki o saf merak hiç değişmedi. "Acaba ne şeker verecekler?" ya da "Bu sefer kaç lira harçlık alacağım?" sorusunun arkasında yatan şey aslında biriktirilen anılardır.
• Harçlık Hesabı: Toplanan paralarla ne alınacağının o devasa hesabı (ki genellikle bir dondurma veya oyuncakçıda son bulur).
• Şeker Kıyaslaması: Kimin daha renkli, daha yumuşak şeker topladığına dair yapılan o masum rekabet.
• Aile Bağları: Hiç tanımadığı bir akrabanın elini öperken aldığı o "Aferin" sesindeki aidiyet duygusu.
Bizim Görevimiz Bu Sevinci Korumak
Dünya her geçen gün biraz daha grileşiyor, kabul. Hayat pahalılığı, koşturmaca ve gündelik dertler bazen bayramın o çocuksu neşesini gölgeleyebiliyor. Ancak bir çocuğun bayram sevincini kursağında bırakmamak, biz yetişkinlerin bu topluma olan en büyük borcudur.
Bir çocuğun gülümsemesi, bayramın en makbul ibadetidir.
Bayramlar, onlara "paylaşmayı", "hatırlanmayı" ve "birlikte olmanın kıymetini" öğretmek için en güzel laboratuvardır. Harçlığın miktarından ziyade, o parayı verirken başını okşadığınız çocuğun hissettiği değer görme duygusu kalıcıdır.
Sonuç olarak;
Bayram, çocukların gözlerindeki o parıltı devam ettiği sürece bayramdır. Eğer bu bayram bir çocuğun yüzünde tebessüm olabildiysek, kapımıza gelen o küçük ellere sadece şeker değil, sevgi de bırakabildiysek; ne mutlu bize.
Neşe dolu ve en önemlisi çocukların kahkahalarının eksik olmadığı bir bayram diliyorum.



