“Eskiden çok rahat kilo veriyordum, şimdi aynı şeyleri yiyorum ama kilo alıyorum…”
Bu cümle, danışan odasında en sık duyulanlardan biri.
Metabolizma gerçekten yavaşlayabilir; ancak bunun nedeni çoğu zaman yaş değil, yaşam tarzıdır. Uzun süreli açlıklar, düzensiz öğünler, yetersiz protein alımı ve kronik stres vücudu “tasarruf moduna” sokar. Vücut kendini korumaya alır ve harcadığı enerjiyi minimuma indirir.
Özellikle sık diyet yapıp bırakmak metabolizmayı şaşırtır. Kas kaybı arttıkça bazal metabolizma hızı düşer. Çünkü kas dokusu, yağ dokusuna göre çok daha fazla enerji harcar. Kas azaldıkça vücut daha az kalori yakar hale gelir.
Bir diğer önemli faktör ise uykudur. Kalitesiz uyku, hormon dengesini bozar; leptin ve ghrelin hormonları arasındaki denge şaşar. Sonuç: daha fazla açlık hissi ve daha yavaş çalışan bir metabolizma.
Metabolizmayı hızlandırmanın yolu mucize kürlerden değil; düzenli beslenmeden geçer. Yeterli protein, dengeli karbonhidrat, sağlıklı yağlar, su tüketimi ve kas kütlesini koruyan hafif egzersizler metabolizmayı yeniden canlandırır.
Unutmayın, metabolizma bozulmaz; ihmal edildiğinde yavaşlar. Doğru destek verildiğinde ise yeniden güçlenir.
Vücudunuzu suçlamayın, ona doğru sinyalleri verin.
Dyt. Gülşen Vardar

