Prof. Dr. Ekrem Çulfa editör kısıtlı

Tarih: 28.08.2025 21:41

25 Ağustos Büyük Taarruz Yürüyüşü

Facebook Twitter Linked-in

Tarihsel, Milli, Manevi, Psikolojik, Pedagojik ve Sosyolojik Boyutları

Her yıl Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinden başlayarak Kocatepe’ye kadar gerçekleştirilen 25 Ağustos Büyük Taarruz Yürüyüşü, Türk Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biri olan Büyük Taarruz’un yıldönümünde yapılan anma ve hatırlama etkinliğidir. Bu yürüyüş, yalnızca tarihsel bir olayın yeniden canlandırılması değil, aynı zamanda milli, manevi, psikolojik, pedagojik ve sosyolojik boyutlarıyla toplumsal hafızanın canlı tutulmasına katkı sağlayan çok boyutlu bir kültürel miras uygulamasıdır. Çalışmada, yürüyüşün tarihsel arka planı ele alınmakta ve söz konusu boyutlar ayrıntılı şekilde incelenmektedir. Bulgular, yürüyüşün milli kimliği pekiştirdiğini, manevi değerleri canlı tuttuğunu, psikolojik dayanıklılığı artırdığını, pedagojik anlamda deneyimsel öğrenmeye katkı sağladığını ve sosyolojik olarak toplumsal dayanışmayı güçlendirdiğini ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: Büyük Taarruz, Şuhut, Kocatepe, Milli Hafıza, Sosyoloji, Psikoloji, Eğitim

1. Giriş

Toplumların kimlik oluşumunda ve tarih bilincinin canlı tutulmasında anma törenleri, ritüeller ve kolektif etkinlikler önemli bir yere sahiptir (Halbwachs, 1992). Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş sürecinde kritik bir dönemeç olan Büyük Taarruz’un anılması da bu bağlamda değerlendirilebilir. 25 Ağustos gecesi Şuhut’tan Kocatepe’ye yürüyüşle başlayan ve 26 Ağustos sabahı top atışlarıyla resmen başlayan taarruz, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin en önemli simgelerinden biri olmuştur (Zürcher, 2020).
Günümüzde Afyonkarahisar ve Şuhut’ta her yıl düzenlenen Büyük Taarruz Yürüyüşü, bu tarihsel olayın kolektif bellekte yeniden canlandırılmasını sağlamaktadır. Katılımcılar, Türk ordusunun izinden yürüyerek hem tarihsel bir deneyim yaşamakta hem de milli birlik ve beraberliği pekiştirmektedir. Bu çalışmada, yürüyüşün çok boyutlu önemi akademik bir bakış açısıyla incelenecektir.

2. Literatür Taraması

Kolektif hafıza ve milli kimlik üzerine yapılan araştırmalar, ritüellerin ve anma etkinliklerinin toplumların tarih bilincinin oluşmasında merkezi bir rol oynadığını göstermektedir (Assmann, 2011; Nora, 1989). Türkiye özelinde Kurtuluş Savaşı anmalarının ve milli bayramların toplumsal bütünleşmeye katkı sağladığına ilişkin çok sayıda çalışma bulunmaktadır (Karakış & Öztürk, 2019).
Psikolojik açıdan, kolektif etkinliklere katılım bireylerde aidiyet, gurur ve özsaygı duygularını güçlendirmektedir (Sarı, 2021). Pedagojik açıdan ise tarihsel olayların yerinde ve deneyimsel yöntemlerle aktarılması, öğrenmenin kalıcılığını artırmaktadır (Demirtaş & Aksoy, 2020). Sosyolojik olarak da bu tür etkinlikler, bireyler arasında dayanışma ve sosyal bağların güçlenmesine katkı sağlar (Çelik, 2018).
Bu bağlamda, 25 Ağustos Büyük Taarruz Yürüyüşü üzerine yapılan araştırmalar sınırlı olmakla birlikte, etkinliğin çok boyutlu katkıları, literatürdeki genel kuramsal çerçeveyle uyumludur.

3. Tarihsel Arka Plan

25 Ağustos 1922 gecesi Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve Fevzi Çakmak öncülüğündeki Türk ordusu, Şuhut’tan Kocatepe’ye doğru yürüyüşe başlamıştır. Bu yürüyüş, taarruzun ilk fiili adımıdır. 26 Ağustos sabahı saat 05.30’da topçu ateşiyle başlayan Büyük Taarruz, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinde dönüm noktası olmuş ve 30 Ağustos Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile düşman orduları kesin yenilgiye uğratılmıştır (Ahmad, 2017).
Günümüzde yapılan yürüyüş, bu tarihi anın yeniden yaşatılması ve milli hafızanın canlı tutulması açısından önemlidir. Katılımcılar, o dönemin şartlarını sembolik olarak deneyimleyerek geçmişle bugün arasında bir bağ kurmaktadır.

4. Milli Boyut

Yürüyüş, milli kimliğin pekiştirilmesine katkıda bulunmaktadır. Katılımcılar, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini anımsayarak ortak bir gurur ve aidiyet duygusu geliştirmektedir. Bu durum, özellikle genç kuşaklarda tarih bilincinin güçlenmesine ve milli değerlerin içselleştirilmesine olanak tanımaktadır (Karakış & Öztürk, 2019).
Ayrıca, yürüyüşün devlet törenleriyle desteklenmesi ve geniş katılımlı bir etkinlik haline gelmesi, milli birliğin somut bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.

5. Manevi Boyut

Büyük Taarruz Yürüyüşü, şehitleri ve gazileri anma işleviyle manevi bir boyut taşımaktadır. Katılımcılar, atalarının fedakârlığını hatırlayarak minnettarlık duygusunu pekiştirmektedir. Manevi değerlerin bu şekilde canlı tutulması, toplumsal dayanışmayı da güçlendirmektedir (Çelik, 2018).
Ayrıca, yürüyüşün dini ve manevi ritüellerle desteklenmesi, katılımcılarda derin bir coşku yaratmakta, milli ve manevi duyguların bütünleşmesini sağlamaktadır.

6. Psikolojik Boyut

Yürüyüş, bireylerde özgüven, gurur ve aidiyet duygularını artırmaktadır. Katılımcılar, tarihin önemli bir olayına tanıklık etme duygusunu deneyimleyerek psikolojik olarak güçlenmektedir. Kolektif bir etkinliğe katılmanın getirdiği dayanışma duygusu, bireysel ve toplumsal umut duygusunu pekiştirmektedir (Sarı, 2021).
Ayrıca, fiziksel olarak yapılan yürüyüşün doğrudan psikolojik rahatlama ve stres azaltıcı etkileri de bulunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında yürüyüş, hem sembolik hem de pratik düzeyde psikolojik faydalar sağlamaktadır.

*7. Pedagojik Boyut*

Büyük Taarruz Yürüyüşü, özellikle öğrenciler için uygulamalı tarih dersi niteliğindedir. Tarih kitaplarında anlatılan bir olayın yerinde deneyimlenmesi, öğrenmeyi kalıcı hale getirmektedir (Demirtaş & Aksoy, 2020).
Gençlerin katılımıyla, tarih bilincinin kuşaktan kuşağa aktarılması sağlanmaktadır. Deneyimsel öğrenme yaklaşımı bağlamında değerlendirildiğinde yürüyüş, öğrenciler için güçlü bir öğrenme aracı olarak öne çıkmaktadır.

*8. Sosyolojik Boyut*

Yürüyüş, farklı yaş, meslek ve sosyal sınıflardan insanları ortak bir amaç etrafında bir araya getirmektedir. Bu durum, toplumsal bütünleşmeye katkı sağlamaktadır. Kolektif hafıza çalışmaları bağlamında, bu tür etkinlikler toplumların geçmişiyle bağ kurmasını ve ortak bir kimlik geliştirmesini kolaylaştırmaktadır (Halbwachs, 1992; Assmann, 2011).
Ayrıca yürüyüş, yerel halk ile farklı şehirlerden gelen katılımcılar arasında sosyal bağların kurulmasına, kültürel etkileşimin artmasına ve bölgesel turizmin desteklenmesine de katkı sağlamaktadır.

*9. Tartışma*

Elde edilen bulgular, 25 Ağustos Büyük Taarruz Yürüyüşü’nün çok boyutlu katkılar sunduğunu göstermektedir. Bu yürüyüş, yalnızca bir tarihsel olayın anılması değil, aynı zamanda milli kimliğin pekiştirilmesi, manevi değerlerin güçlendirilmesi, bireylerin psikolojik açıdan desteklenmesi, genç kuşakların tarih bilincinin geliştirilmesi ve toplumsal dayanışmanın artırılması açısından önemlidir.
Türkiye’nin modernleşme sürecinde bu tür kolektif ritüellerin önemi göz önünde bulundurulduğunda, yürüyüşün kurumsallaştırılması ve daha geniş katılımlarla sürdürülmesi, tarih bilincinin canlı tutulmasına katkı sağlayacaktır.

10. *Sonuç ve Öneriler*

25 Ağustos Büyük Taarruz Yürüyüşü, tarihsel bir anma etkinliği olmanın ötesinde, milli, manevi, psikolojik, pedagojik ve sosyolojik boyutlarıyla toplumsal hayatın önemli bir parçasıdır.

Milli açıdan, tarih bilincini ve ortak kimliği pekiştirmektedir.

Manevi açıdan, şehitleri ve gazileri anma işlevi taşımaktadır.

Psikolojik açıdan, bireylere aidiyet ve özgüven kazandırmaktadır.

Pedagojik açıdan, deneyimsel öğrenme yoluyla genç kuşaklara tarih bilinci aktarmaktadır.

Sosyolojik açıdan, toplumsal dayanışmayı güçlendirmekte ve kültürel etkileşime katkı sağlamaktadır.

*Gelecekte yürüyüşün daha geniş kitlelere ulaştırılması, akademik araştırmalarla desteklenmesi ve eğitim kurumlarıyla iş birliği içinde yürütülmesi önerilmektedir.*

*Kaynakça*

Ahmad, F. (2017). Modern Türkiye’nin Oluşumu. İstanbul: Kaynak Yayınları.

Assmann, J. (2011). Cultural Memory and Early Civilization: Writing, Remembrance, and Political Imagination. Cambridge: Cambridge University Press.

Çelik, A. (2018). Kolektif hafıza ve toplumsal dayanışma. Toplum ve Bilim Dergisi, 142(3), 45-62.

Demirtaş, H., & Aksoy, H. (2020). Deneyimsel öğrenme ve tarih öğretimi. Milli Eğitim Dergisi, 49(2), 123-140.

Halbwachs, M. (1992). On Collective Memory. Chicago: University of Chicago Press.

Karakış, H., & Öztürk, S. (2019). Milli kimlik ve tarih bilinci. Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Dergisi, 90(1), 211-229.

Nora, P. (1989). Between memory and history: Les lieux de mémoire. Representations, 26(1), 7–25.

Sarı, E. (2021). Kolektif etkinliklerin psikolojik etkileri. Psikoloji Çalışmaları Dergisi, 41(1), 87-105.

Zürcher, E. J. (2020). Modernleşen Türkiye’nin Tarihi. İstanbul: İletişim Yayınları.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —